ATATÜRK MEYDANI(SARAYÖNÜ MEYDANI)VE VENEDİK SÜTUNU

Sarayönü Meydan? Lefko?a’n?n en eski en eski idari merkezi olarak bilinmektedir. Ad?n? Lüzinyan Dönemi’nde meydan?n kuzey bat?s?na in?a edilen in?a edilen Kraliyet saray?ndan almaktad?r. Lüzinyan Dönemi’nde ?imdiki mahkeme binalar?n?n bulundu?? bo? alana ‘’Lüzinyan Kraliyet Saray?’’ yap?lm?? ve bu saray? Osmanl? Dönemi’nde de, baz? de?i?iklik ve eklentilerle, valilerin oturduklar? bir idare merkezi (Vali Kona??) olarak kullan?lmaya devam etmi?tir.

Bu nedenle meydana ‘’Sarayönü Meydan?’’, ‘’Saray Meydan?’’, ‘’Konak Meydan?’’, ‘’Hükümet Kona?? Meydan?’’ ve Mart 1943 tarihinden itibaren ‘’Atatürk Meydan?’’ ad? verilmi?tir. Belli bir süre ‘’?nzibat Birli?i’’, ‘’Askeri Karargâh’’ ve ‘’Askeri Merasim K?tas?’’ taraf?ndan kullan?ld???ndan, askerlerin ibadet etmesi amacy?la, meydan?n kuzey bat?s?na ‘’Orduönü Camisi’’ ve bu nedenle o s?ralarda ‘’Orduönü Meydan?’’ ad?yla da bilinir olmu?tur.

Sarayönü Meydan?’n?n ortas?nda Venedik Sütunu yer almaktad?r. Gri renkli granit sütun K?br?s’taki Venedik hakimiyetinin bir sembolü olarak Salamis Harabelerinden sökülerek Lefko?a’daki ?imdiki Sarayönü Camisi’nin avlusuna dikilmi?. Tepesinde ise Venedik’in sembolü olan St.Mark aslan? monte edilmi?tir. Sütun alt?gen kaidesi etraf?nda Venedik hanedan?na ait ailelerin armalar? bulunmaktad?r.

Biri kay?p olan arma d???ndakiler, Donato (veya Dona Delle Rose), Contarine, Passaro, Michael ve Querine ailelerine aittir. Kaide-nin üst k?sm?nda latince yaz?l? olan ‘’Fides Incorrupto non-pulchritude non Hujus ubertus Specetur Incolor’’, söz dizesi ?u anlama gelmektedir: ‘’Bu ülkenin insanlar? zenginlik ve güzelli?in de?il, bozulmam?? inanc?n pe?indedir’’. Sütun bugünki yerine 8 ?ubat – 2 A?ustos 1915 tarihleri aras?nda dikilmi?, tepesine de ?imdiki tunç küre konmu?tur.

Lefko?a nüfusunun zamanla artmas?yla meydan?n çevresinde Osmanl? stilinde avlulu, çat?l?, oluk kiremitli, saçakl? ve cumbal? evler yap?lmaya ba?lanm??t?r. Bunlar aras?nda mahkeme, cephanelik, Kad?’n?n evi, askeri hastane, telgrafhane, çar??, kahvehaneler, Orduönü camisi, türbeler, su kuyular?, çe?meler ve bir de mezarl?k bulunmaktayd?. ?ngiliz Sömürge Dönemi’nde Lüzinyan Kraliyet saray? y?k?larak yerine ?imdiki Mahkeme Binalar? yap?l?rken, çevresine de Posta Dairesi, Eski Telgraf Dairesi, Emniyet Müdürlü?ü ve di?er binalar in?a edilmi?tir.

Mahkeme Binalar?n?n güneydo?u kö?edeki platform ile cephesindeki Kraliyet armas? kabartmas?, ?ngiltere Kraliçesi Elizabeth’in 1953 y?l?nda tahta ç?kmas? münasebetiyle in?a edilmi?tir. Platform’un do?usundaki kö?ede ise 1816 – 1821 y?llar? aras?nda k?br?s Muhas?ll? olan Esseyit Mehmet Emin Efendi (Küçük Mehmet) taraf?ndan yenilenen bir meydan çe?mesi bulunmaktad?r.

DERVİŞ PAŞA KONAĞI(ETNOGRAFYA MÜZESİ)

Dervi? Pa?a Kona?? surlar içinde tarihi çevre dokusunu en yo?un biçimde koruyan Arabahmet Mahallesi Beli? Pa?a sokakta yer almaktad?r. 19 yüzy?l ba?lar?nda in?a edilmi?, iki giri? kap?s? olan kona??n esas (cümle) giri? kap?s? üzerinde hicri 1219 (miladi 1807) tarihi okunmaktad?r. Konuk sahibine atfen Dervi? Pa?a Kona?? ismi ile an?lmaktad?r.

Dervi? Pa?a K?br?s’ta ilk Türk gazetesi olan ‘’Zaman’’ gazetesini ç?karan ?ah?st?r. Esas ad? Tüccarba?? Hac? Dervi?’tir. Zaman gazetesinin ilk say?s? 25 Aral?k, 1891’de yay?nlanm?? ve zamanla gazetenin seviyesi yükselmi?, sesi Anavatan’da bile duyulmaya ba?lanm??t?r. Bundan dolay? gazetenin sahibi olan Tüccarba?? Hac? Dervi? Efendi’ye ‘’Mir-i miran’’ rütbesi verilmi? ve Dervi? Pa?a diye an?l?r olmu?tur.

?ki katl? kona??n alt kat? ta?tan, üst kat? ise kerpiçten in?a edilmi?tir. Sadece yola ç?k?nt? yapan ba? oda dolma sistemi (ah?ap iskelet, içi moloz ta? dolgu) ile in?a edilmi?tir. Sonradan ilave edildi?i belli olan ba? odan?n süslemeli tavan?nda miladi 1869 tarihi okunmaktad?r. Konak ‘’L’’ planl? olup geni? bir iç avlusu vard?r. Alt kat odalar? iç bahçeyi çevreleyen revakl? galerilere aç?lmaktad?r. Üst katta avludaki haznenin üzerine oturan ah?ap bir merdivenle ç?k?lmakta ve bu kattaki odalar sonradan kapat?lan bir sofaya aç?lmaktad?r. Yola ç?k?nt? yapan ba? oda’y? (selaml?k odas?) büyüklü?ü, iç süsleme tavan kaplamas? ve çat? saçaklar? ile di?er odalardan ayr?lmaktad?r.

Konakta genel olarak ya?ant?n?n üst kat odalarda geçti?i, alt kat odalar?n?n ise daha ziyade depolama, hizmetçi ve servis odalar? olarak kullan?ld???n? söyleyebiliriz.

Kona??n a?evi, hamam ve helâ k?s?mlar? esas binadan ayr?, avlunun kuzey taraf?nda yer almaktad?r. ?u anda üstü tamamen çökmü? olan bu k?s?mlar?n sadece duvarlar? ayakta durmaktad?r. Kona??n günümüzde ya?ayan sahiplerinden ald???m?z bilgi ve mevcut izlere göre iki katl? oldu?u anla??lan bu bölümden kona??n üst kat?nda bir köprü ile ba?lant? sa?lamakta idi.

Zaman içinde geçirdi?i kötü kullan?mlar ve bak?m eskisinden harap duruma gelen konak, 1974 Bar?? Harekât?nda bomba isabeti olarak yola ç?k?nt? yapan ba? odan?n güneybat? kö?esi y?k?lm?? ve tehlikeli hale gelmi?ti.

1975 y?l?nda ba?lat?lan kamula?t?rma i?lemleri 1978 y?l?na kadar sürmü? ve 1979 y?l?nda yenileme çal??malar?na ba?lan?lm??t?r.

Eski Eserler ve Müzeler Dairesi taraf?ndan K.K.T.T.C’de gerçekle?tirilen ilk büyük çapl? yenileme uygulamas? olmas? aç?s?ndan oldukça önemli olan Dervi? Pa?a Kona?? Restorasyonu T.C. yard?mlar? ile 1986 y?l?nda tamamlanm??t?r.

Konak, 21 Mart 1988 y?l?nda üç düzenleme çal??malar? tamamland?ktan sonra Etnografya Müzesi olarak hizmete aç?lm??t?r.

MİLLİ MÜCADELE MÜZESİ

Müze, Lefko?a surlar?n?n on birinci burcunda yer alan Mücahitler Sitesinde bulunmaktad?r. Burç, Venedik Döneminde ‘Barbaro’, Osmanl? Döneminde ‘Musalla’ ve günümüzde ‘Barbaros’ olarak bilinmektedir. 1978 y?l?nda ba?layan yenileme çal??malar?n maliyeti 1 milyon Türk Liray? bulup, Müze 1 A?ustos 1982’de hizmete aç?lm??.

Müzede, K?br?s Türk toplumunun 1955 y?l?ndan günümüze kadar devam eden Milli Mücadelesi ile ilgili belgeler, dokümanlar, foto?raflar, teknik cihazlar, silah örnekleri ve Sancak Bayraklar? sergilenmekte. Ayr?ca müzede, Osmanl? ?mparatorlu?unun K?br?s fethi önderi – Lala Mustafa Pa?a’n?n portresi de yer almaktad?r.

Milli Mücadele’yi yans?tan tarihi olaylar ve geli?imler dikkate al?narak 1955-1958, 1958-1963, 1963-1974 ve 1974 y?l?ndan günümüze kadar 4 ayr? dönem 4 bölümde yans?t?lmaktad?r.

GİRNE KAPISI

Venedik Dönemi’nde surlarla çevrili Lefko?a’ya giri? ve ç?k??lar?n yap?ld??? orijinal üç kap?dan biridir. Lefko?a tahkimat?n?n in?a edilmesine büyük katk? sa?layan dönemin Venedik askeri valisi Francesco Barbaro’nun ad?ndan dolay? kap?ya Porta Del Proveditore (Vali Kap?s?) ad? verilmi?tir. Osmanl? ile ?ngiliz Sömür?e Dönemleri’nde Lefko?a – Girne yolu buradan geçti?inden ‘’Girne Kap?s?’’ ad?yla bilinir olmu?tur.

Eskiden kap?n?n sa? ve sol taraf? surlarla biti?ik oldu?undan sadece kap?n?n kemerli geçidinden ?ehre girilip ç?k?lmaktayd?. ?ehrin emniyetinin sa?lanmas? amac?yla Osmanl? Dönemi’nden 1879 y?l?na kadar geçerli kap?lar kapat?l?r, zorunlu bir durum olmamas? halindeyse ertesi sabaha kadar kapal? kal?rlard?. 1931 y?l?nda Girne Kap?s?’n?n sa? ve solundaki surlar kesilerek trafi?e aç?lmas? ile Lefko?a’n?n eski giri? kap?s? olma i?levini yapm??t?r. Son kap?c?s?n?n Horoz Ali oldu?u ve 120 ya??nda vefat etti?i bilgileri edinilmektedir.

Kap?n?n kente bakan güney cephesinde 3 ayr? mermer kitabe yer almaktad?r. Latince yaz?lar içeren ortadaki büyük kitabede, kap?n?n ‘’MDLXII’’ (1562) y?l?nda in?a edildi?i kay?tl?d?r. Bu kitabenin sol ve sa??ndaki ‘’GVRI 1931’’ (George V Rex Impaü
rator) kayd?, kap?n?n iki yan?ndaki geçitlerin ‘’1931 y?l?nda Kral ve ?mparator Be?inci George’’ zaman?nda aç?ld??? anlam?na gelmektedir.

Büyük kitabenin üst ba??ndaki mermer levhada ise, 1808 – 1839 y?llar?n aras?nda saltanat süren II. Sultan Mahmut’un tu?ras? vard?r. Tu?ran?n kap?ya monte edildi?i 1820/21 y?l?nda, kap?n?n üst ba??na ?imdiki bekçi odas? in?a edilmi?.

Ayr?ca Mevlevi Dervi?lerinden Hattat ?eyh Feyzullah (Feyzi) Dede’nin Celi – Sülüs ile Reyhan stilinde yazm?? oldu?u mermer kitabe de kap?n?n kuzey cephesinin üst ba??na monte edilmi?tir. ?ki sat?rl?k kitabenin ilk sat?r? Kuran-? Kerim’in 61 suresinin (Saf Suresinin) 13. Ayetinden al?nm??t?r. Okunu?u ?öyledir: ‘’Ya Muhammed, inanlara Allah’tan yard?m ve yak?nda bir zafer gelece?ini müjdele’’. Saf Suresinden olmayan ikinci sat?r?n okunu?u ise ?öyledir: ‘’Her kap?y? açmaya muktedir olan, bizim için de hay?rl? bir kap? aç.’’

MEVLEVİ TEKKESİ(MÜZE)

Lefko?a Surlar?’n?n Girne Kap?s?’n?n güneyinde bulunan Mevlevi Tekke, K?br?s’?n en önemli tarihi ve mimari yap?lar? aras?nda yer almaktad?r. Müstesna Vak?flar aras?ndaki Celâliye Vakf?na aittir. K?br?s’?n Osmanl? ?daresi’ne girdi?i 1571 y?l?ndan ba?layarak, di?er tarikatlar?n yani s?ra, Konya, Kula, Karaman ve Sivas gibi yerle?im birimlerinden göçürülenler taraf?ndan K?br?s’a getirildi?i tahmin edilmektedir.

Mevlevili?in Anadolu’daki merkezi Konya, Suriye’de Halep ve K?br?s’ta ise Lefko?a Mevlevi Tekke idi. Tekkenin ?eyhi Konya’ya ba?l? olarak görev yaparken, K?br?s’taki di?er Mevlevi dergâhlar? ile tekkelere dayal? olarak kurulan ‘’Celaliye Vakf?’’n? da idare etmekten sorumluydu.

?imdilik Mevlevi Tekkesi’nin bulundu?u alana 1593 y?l?nda Arabahmet Pa?a Mevlevihanesi in?a edilmi?, daha sonra bu tekke Ferhat Pa?a Mevlevihanesi ad?n? alm??t?r. Dolays?yla ?imdiki Mevlevihanenin bu iki tekkenin bir devam? oldu?u anla??lmaktad?r. Bu tekkenin XII. yüzy?l?n ba?lar?nda Emine Sultan adl? sarayl?n?n verdi?i arazi üzerine kuruldu?u ve türbe binalar?n?n kuzey-do?u d?? duvar?n?n yan?ndaki yaz?ts?z mezar?n emine Sultan’a ait oldu?u öne sürülmektedir. Tekke, yap?ld??? ilk dönemde, semahane, türbe, dervi? odalar?, mutfak, misafir odalar? gibi bölümleri içermekteydi. 1873 y?l? itibariyle tekkede, mesnevi han, ?eyh ve dervi?lerden olu?an 36 ki?i görev yapmaktayd?.

Türkiye’deki tekkelerin 30 Kas?m 1925 tarihinde kapat?lmas?yla Mevlevili?in merkezi Konya’dan Halep’e kayd?r?lm??. Bu tarihten sonra da Mevlevi Tekkesi’nin ?eyhleri ?ngiliz Koloni Yönetimi taraf?ndan Halep’ten getirilmeye ba?lanm??t?r. 1934 y?l?nda Halep’ten getirilen son ?eyh ?aml? Selim Dede’nin 9 Aral?k 1953 tarihinde vefat?ndan sonra K?br?s’taki Mevlevilik de tarihe kar??m??t?r. Tekke uzun y?llar kapal? kald?ktan sonra 30 Nisan 1963 tarihinde ‘’K?br?s Türk etnografya Müzesi’’ ad?yla hizmete aç?lm??t?r.

Ancak müzenin tamam?n?n bir Mevlevi Tekke Müzesi olarak yeniden düzenlenmesi daha uygun görüldü?ünden, 2001-2002 y?llar? aras?nda restore edilmi? sergilenmesi yenilenerek düzenlenmi? ve 7 Aral?k 2002 tarihinde yeniden hizmete sokulmu?tur.

Mevlevihane’ye giri? kap?s?n?n solunda, yak?n bir tarihe kadar fonksiyonunu sürdüren bir sokak çe?mesi bulunmaktad?r. Tekkeye giri? kap?s?n?n üst ba??nda ‘’ya Hazreti Mevlana. Ketebe (yazan) Ahmet Burhanettin’’ cümlesi kay?tl?d?r. Kap?dan sonra bir avluya girilmektedir. Burada, ço?unlu?u tarihi Girne Kap?s? Mezarl???’na ait mezar ta?lar? ile günümüze kadar gelemeyen baz? yap?lar?n kitabeleri sergilenmektedir.

Avlunun do?usundaki bas?k kemerli giri? kap?s?ndan semahaneye girilmektedir. Burada bir mihrap, sema ayinlerinin icra edildi?i bir platform, ah?ap mutrib mahfili ve bir mutfak sergilenmesi bulunmaktad?r. Semahane’nin güney-bat?s?ndaki kap?dan Girne Caddesi boyunca bir aks üzerinde uzanan ve alt? kubbeyle örtülü olan türbe k?sm?na girilmektedir. Türbelerde Mevlevi ileri gelenlerine ait 16 mezar bulunmaktad?r. Mevlevi ba?l?kl? mezar ta?lar? bulunan mezarlardan sadece alt? tanesinin kimlikleri belirlenebilmi?tir.

ARABAHMET PAŞA CAMİSİ

Lefko?a Arabahmet Mahallesi’nde yer alan bir Klasik Osmanl? eseridir. Cami, K?br?s’?n fethine kat?lan, K?br?s Beylerbeyi olan ve ilk vak?f kurucular? aras?nda yer alan Arabahmet Pa?a’n?n ad?na in?a edilmi?tir. Caminin XVI. yüzy?l?n sonu ile XVII. yüzy?l?n ba??nda ortaça?a ait bir katedral alan?na ve/veya bir katedralin yerine yap?ld???, 1845 y?l?nda ise onar?m gördü?ü kaydedilmektedir.

?lk yap?ld??? dönemde taban? Ortaça?’a ait 25 mezar ta?? ile dö?enmi?, bunlar? üzeri ise ah?ap bir dö?eme ile kapat?lm??t?. Caminin 1992-1996 y?llar? aras?ndaki tamirat? s?ras?ndan tabandaki mezar ta?lar? yerlerinden sökülerek Lefko?a Ta? Eserler Müzesi’ne nakledilmi?tir.

Lefko?a’da Anadolu camilerinin geleneksel plan ?emas?na göre in?a edilen tek cami olma özelli?ine sahiptir. Osmanl? Dönemi’nde varl?kl? ki?iler ile üst düzeydeki kamu görevlilerinin, hatta pa?alar?n ikamet etti?i bir mahalleye, böylesi görkemli bir cami yap?lmas?n?n daha olaca?? dü?üncesiyle yap?ld??? tahmin edilmektedir.

Kesme ta?tan yap?lm?? olan caminin enine dikdörtgen planl? son cemaat yeri bulunmaktad?r. Son cemaat yerinin cephesinde üç, iki yan kenarlar?nda ise birer kemerli aç?kl??? bulunmaktad?r. Mihrab? mermerden yap?lm?? olup, mukarnas örgü motifi benzemeli ve etraf? üç silme ile çevrilidir. Mihrab?n bat?s?ndaki minberin tamam? mermerden yap?lm??t?r. Minare, caminin kuzeybat? duvar?na biti?ik olup kap?s? cami harimine aç?lmaktad?r. Ta? kaideli, çokgen gövdeli, istalaktit süslü, tek ?erefeli ve metalik külahl?d?r.

Caminin avlusunda ?ad?rvan ile küçük bir hazire (mezarl?k) bulunmaktad?r. Sekizgen planl? su haznesindeki barok kemerlerin olu?turdu?u ni?ler içerisinde musluklar yer almaktad?r. Bu yap? Klasik Devir Osmanl? ?ad?rvanlar?n?n geleneksel kompozisyonunu tekrarlamakta olup 1902 y?l?nda in?a edilmi?tir. Caminin kuzey ile kuzeybat? avlusu, ünlü ki?ilerin gömüldü?ü bir hazire (mezarl?k) olarak kullan?lm??t?r.

Hazire’deki mezarlardan sadece alt? tanesi orijinal özelliklerini koruyabilmi?tir. Caminin kuzeybat? ile kuzeydo?usundaki tek tip mezarlar ise, caminin 1992-1996 y?llar? aras?ndaki yenileme çal??malar? s?ras?nda buraya in?a edilmi?ler, ba? ile ayakuçlar?na ise, caminin avlu duvar?na dayal? olan mezar ta?lar? monte edilmi?tir. Mezarl??a defnedilen önemli ki?iler aras?nda, Osmanl? ?mparatorlu?u’nda 4 kez sadrazaml?k yapan K?br?sl? Mehmet Kamil Pa?a ve Rumeli beylerbeyi Antepli ?shak Pa?a yer almaktad?r.

BÜYÜK HAMAM

Büyük Hamam olarak bilinen Türk Hamam? Latinlerin St. George Kilisesi’nin harabeleri üzerine in?a edilmi?tir. Giri?teki yay ?eklindeki kap? bu harabelerden kalmad?r. Hamam?n iç yap?s? klasik Osmanl? mimarisi özelli?indedir.

BÜYÜK HAN

1572 y?l?nda K?br?s’?n ilk Osmanl? Valisi olan Muzaffer Pa?a taraf?ndan in?a ettirilen iki katl? bir moteldir. Birbirine benzeyen 68 dikdörtgen ?eklinde odadan olu?mu?tur. Ortas?nda küçük bir cami vard?r. Bu yap? Anadolu’da bulunan Osmanl? devri çar?? içi i? merkezleri yap?s?ndad?r.

SELİMİYE CAMİSİ

1209-1326 y?llar? aras?ndan Lüzinyan döneminde in?a edilmi?tir. ?lk olarak St. Sophia Katedrali olarak kullan?lan yap? Osmanl?lar?n aday? ele geçirmesinden sonra camiye çevrilerek cami olarak kullan?lmaya ba?lanm??t?r. Selimiye Camii K?br?s’taki en güzel tarihi yap?lardan biri olarak görülmeye de?erdir.

HAYDAR PAŞA CAMİSİ(St Catherine Kilisesi)

XIV. yüzy?lda Lüzinyan’lar taraf?ndan gotik tarzda yap?lm?? olan bir kilisedir. Kiliseye d??tan bak?ld??? zaman mimarinin en göze çarpan yan? duvar?n içine çekilmi? olan ve yukar? do?ru daralan ayaklard?r. Bu ayaklar?n aras?na dar ve uzun pencereler yerle?tirilmi?tir. Kilisenin üç giri?i bulunmaktad?r. Güney kap?s?n?n ince bir ta? i?çili?i vard?r. Kap? sövesinin (kasas?n?n) üstünde üç tane Lüzinyan armas?n?n kabartmas? vard?r. Bat? kap?s? bu kap?dan biraz daha büyük olup, mimarisi ayn?d?r. Kuzey giri?i öteki giri?lerden daha sadedir. Bat? ve Kuzey kap?lar?nda ejderha kabartmalar? vard?r. K?br?s 1571 y?l?nda Osmanl?lar?n eline geçtikten sonra yap?ya, minare ve minber (mimber) eklenerek camiye çevrildi ve yap?n?n ad? Haydar Pa?a Camisi olarak de?i?tirildi. Lefko?a’da St. Sophia Katedrali’nden sonra (Selimiye Camisi), sanat aç?s?ndan tarihi de?ere haiz ikinci bir yap?t olarak St. Catherina Kilisesi (Haydar Pa?a Camii) gösterilmektedir.