APHENDRIKA(URANIA)KENTİ

Antik Karpasia kentinin doğusunda geniş bir alana yayılmış olan çok büyük bir yerleşim birimiydi. Aphendrika adıyla bilindiği gibi, Urania adıyla da bilinmektedir. M.Ö. III. Yüzyılda Kıbrıs’ın en önemli 6 şehrinden biriydi. Salamis’i ele geçirmek için M.Ö. 306 yılında Karpaz Yarımadası’na ayak basan Demetrius Poliorcetes surlarla çevrili olan bu kenti ele geçirmek için ordusunu üzerine yürütmüştür.

Buradaki kiliselerin güneyindeki Akropol Tepesi’nde surlarla çevrili bir iç kale, üç kilise, kentin bir mil kuzeyindeki Limionas koyunda antik kentin limanı ve limanın batısındaki kayalıkta ise Klasik – Helenistik Dönem’e tarihlenen kentin mezarlık alanı bulunmaktadır.

Kentteki üç kilise harabeleri dikkati çekmektedir. Kuzey batıdaki St. George Kilisesi Bizans Dönemi’ne aittir. Güneydeki kilise Banayia Asomatos adıyla bilinmekte olup M.S. XII. yüzyılda Romanesk stilde inşa edilmiştir. Kuzeydoğudaki kilise harabesi Banayia Chrysiotissa adıyla bilinmekte olup M.S. XII. yüzyılda Romanesk tarzında (kemerli yarım daire şeklinde) inşa edilmiştir. İnşa edildikten kısa bir süre sonra korsanlar tarafından yıkıldığından M.S. XIV. Yüzyılda yerine şimdiki kilise inşa edilmiştir.

APOSTOLOS ANDREAS MANASTIRI

Karpaz Yarımadası’nın önde gelen ziyaret ve adak yerlerinden biridir. Eski adıyla Dinoretum ile Apostolos Andreas, yeni adıyla Zafer Burnu olarak bilinen noktada bulunmaktadır. ‘’Mucizeler Yaratan’’, ‘’Rüzgârların Hâkimi’’ ve ‘’Yolcuların Koruyucusu’’ özelliklerini taşıyan Apostolos Andreas’a adanmıştır. Manastıra adını veren Apostolos Andreas hakkındaki bilgiler kutsal kaynaklara dayanmaktadır. Önceleri Bethsaida’lı bir balıkçı idi.

Daha sonra Baptist John’un (vaftizci Yahya’nın) bir müdürü iken, Hıristiyanlığı yaymak için havari olarak çağırılır. Havariliğe çağırılan ilk kişi olması nedeniyle kendine ‘’ilk çağırılan’’ anlamına gelen ‘’O Protoklidos’’ dini unvanı verilir. Bir süre sonra Karadeniz, Marmara, Makedonya ve Tesalya bölgelerini içine alan bir seyahate çıkar. Bu seyahat sonrasındaki Pelepones Yarımadası’ndaki antik Patras (Palaie) şehrine yerleşir. Seksen yaşında iken burada bir zeytin ağacına çarmıha gerilerek öldürülür.

Bir rivayete göre, Kudüs’e yapmakta olduğu yolculuk sırasında bindiği geminin suyu tükenmiştir. Bir gözü görmeyen kaptanı suyu nasıl bulacağını düşünürken, Apostolos Andreas ona şimdiki manastırın olduğu yerde suyu bulabileceğini söylemiş, karaya çıkanlar söylenen yerde suyu bulmuş, gemiye getiriler sudan içen kaptanın görmeyen görmeye başlamıştır. Bunun üzerine Apstolos Andreas’a değerli eşyalar vererek onu ödüllendirmek istemişlerdir.

Ancak Apostolos Andreas bunların hiçbirini kabul etmemiş, buna karşılık olarak kaptan ile gemi mürettebatı Hıristiyanlık dinini benimsemiştir. Daha sonra kaptan, Kudüs’te bulunduğu bir sırada, Apostolos Andreas’ın çok kıymetli bir ikonunu alıp su kuyularının yanına koymuş. Apostolos Andreas adak yeri Kıbrıslı Türkler ile Kıbrıslı Rumlar tarafından kutsal sayılmaktadır.

15 Ağustos ile 30 Kasım tarihlerinde ziyaret edilmesi adettendir. Genellikle göz hastalıkları tedavi eden bir aziz olarak bilinmesine karşın, diğer hastalar ile dertlerine çare bulamayanların buraya adak adamaları halinde dileklerinin gerçekleşeceğine inanılmaktadır. Dilekleri gerçekleşenler ise, hastalığın türüne göre, adadıkları balmumu veya metalden yapılmış göz, kulak, el ve çocuk şeklindeki model adakları ikonun yanına bırakırlar.

Apostolos Anreas’a adanan adaklar arasında para, altın, gümüş, ve diğer ziynet eşyaları da bulunmaktadır. Manastıra gelemeyenler ise bir şişeye koydukları zeytinyağı adaklarını en yakın yerden denize atarlar. Böyle yapılması halinde, rüzgârlara hükmettiğine de inanılan Apostolos Andreas’ın denize atılan şişeleri er veya geç manastırdaki rahiplere ulaştıracağına inanılmaktadır.

Yanında su kaynağı bulunan Gotik nizamdaki küçük adak yeri (şapel) manastırın en eski yapısıdır. M.S. XV. yüzyılda yapılmış olduğu tahmin edilmektedir. Adak yerinin batı bitişiğindeki kilise 1867 yılında Dipkarpaz’ın papazı (1828-1909) Babayuannu İkonomonu tarafından inşa edilmiştir. Adak yeri ile kilisenin çevresindeki manastır odaları 1912 yılından sonra değişik tarihlerde yapılmıştır.