KANTARA KALESİ

Beşparmak Sıradağları üzerine inşa edilen üç kaleden biridir. St. Hilarion ve Bufavento Kaleleri gibi Arap Akınlarına karşı Bizanslılar tarafından inşa edildiği tahmin edilmektedir. Deniz seviyesinden 2068 ayak yükseklikteki bir tepe üzerinde bulunmaktadır. Adanın kuzey kıyısını, Mesya Ovası’nı ve Karpaz Yarımadası’nı denetleyebilecek bir konuma sahiptir. Yazılı kaynaklar kalenin adından ilk kez Aslan Yürekli Richard’ın Kıbrıs’ı ele geçirdiği 1191 yılında söz etmiştir. Lüzinyan Şövalyaleri arasında ortaya çikan anlaşmazlıklardan ileri gelen birçok savaşlara sahne olmuştur. Kale araziye uydurularak yapılmıştır. Alman İmparator Federich II. taraftarlarının 1229 yılında Lefkoşa savaşında Regent John d’lbel’nın başkanlığındaki Kral Henry I’in taraftarlarına yenilmesinden sonra, Alman yanlısı dört liderden biri olan Gauvain de Chenichy bazı taraftarlartı ile bu kaleye sığınır. Regent John d’lbeln kaleyi ele geçirmek için Şövalye Anseau da Bria’yı görevlendirir. Kalenin duvarları özel bir mancınıkla tahrip edilmesine karşın ancak Gauvain de Chenichy’nin bir yıl sonra ölümü üzerine ele geçirilebilir. Kale Cenevizlilerin 1373 yılında Lefkoşa ve Mağusa’yı işgal etmesine karşın, Kral Peter II (1369-1382) taraftarlarının elinde kalmaya devam eder. Antakya Prensi John Cenevizlilerin elinde tutsak olduğu bir sırada aşçi kılığında ve başka bir aşçının yardımıyla kaçara bu kaleye sığınır. Kale 1391 yılında Peter II’nin amcası ve halefi Kral James I (1382-1398) tarafından tahkim ettirilir. Şimdiki tahkimatın bu tarihe ait olduğu tahmin edilmektedir. Kıbrıs’ın Venediklilerin eline geçmesinden sonra kalenin savunulması görevi bir İtalyan birliğine verilir. Ancak adam azlığı nedeniyle bu dönemde savunulmasına gerek duyulmayan denizden uzak Buffavento ile St. Hilarion Kaleleri gibi bu kalenin de askerden arındırılması kaçınılmaz olur. Üzerine kurulu olan tepenin batı, kuzey ve güneyindeki kayalıklar ulaşıma imkan vermediğinden kalenin girişi doğuya yapılmıştır. Kaleye girişi sağlayan doğu kısmının zayıf olması nedeniyle, sur ve kulelerle savunulan giriş kapısı, Barbikan ve iç giriş gibi üçlü bir dış savunma sistemi ile güçlendirilmiştir. Barbikan bölümünde düşman çembere alınıp imha edilmekteydi. Kalenin içinde olan bölümler ve yerler: 1. Dış girişi savınana dikdörtgen kuleler. 2. Dış girişin tahkimat duvarı kuzey ve güneydeki iki kıle ile sınırlandırılmıştır. 3. Babikan ve iç girişi savunan kuleler. 4. Güneydoğu kulesi. Haç tonozludur. 5. Ne amaçla kullandığı bilinmeyen tonozlu oda. 6. Asker odaları olarak kullanıldığına inanılan bu tonozlu ve mazgal deliklidir. 7. Ortaçağdan kalma tuvalet. 8. Kalenin güney duvarı. 9. Atnalı planlı su sarnıcı. 10. Kule kalıntısı, harabe halindeki odalar ve su sarnıcı. 11. At nalı planlı kule. 12. Tonozlu odalar. 13. Su sarnıcı olarak kullanılan odalar. 14. Tonozlu odalardan birinci çıkış kapısı. 15. Güzel bir penceresi olan kule. 16. Üç tarafında mazgal delikleri bulunan at nalı planlı kule.