Saçımız Neden Beyazlaşıyor?

erken_beyazlayan_saclar_icin

Asl?nda bir saç teli, ortas? bo? olan ve içinde melanin denilen boya pigmentleri bulunan bir tüpten ba?ka bir ?ey de?ildir. Genç ya?larda bu bo?lukta saça renk veren melanini bir arada tutan bir s?v? vard?r. Ya?land?kça derimiz saçlar?m?z? ve vücudumuzdaki di?er k?llar? eskisi gibi sa?l?kl? olarak üretemez. K?llar?n ortas?ndaki s?v? kaybolur, boya hücreleri de tutunamad???ndan sadece hava kal?r. Saçlar boyas?z hale gelir, beyaz renge yani as?l rengine dönü?ür.

Bütün saçlar?m?z?n beyaza dönü?me süreci 10 ila 20 y?l sürebilir. Asl?nda her bir saç telinin rengi ya siyaht?r (sar?, k?rm?z?, kumral vs.) ya da beyaz. Yani her bir saç teli yava? yava? grile?ip beyazlanmaz. Ancak bu süreç içinde hepsi ayn? anda beyazlanmad???ndan, beyazlar?n say?s? artt?kça bütün saç gittikçe aç?lan gri renkte görülür. ??in ilginç taraf? boya hücreleri bazen üretime h?z verirler. Gittikçe beyazla?an saçlar geçici bir süre tekrar biraz koy ula?m?? gibi görünebilirler. ?nsanlar aras?nda bir ?ok veya a??r? gerilim geçiren birinin saçlar?n?n bir gecede beyazla?t???, bir süre sonra da tekrar eski rengine döndü?ü söylenir. Hatta baz? tarihçiler Kraliçe Marie Antoinette’nin giyotine gidece?i günün gecesinde saçlar?n?n hepsinin bembeyaz oldu?unu yazarlar.
Saçlar?n devaml? olarak uzad???, belirli bir süre sonra dökülüp alttan yeni saç geldi?i hat?rlanacak olursa, mevcut saç?n de?il, ancak yeni gelecek saç?n beyaz olabilece?i, dolay?s?yla saçlar?n bir gecede beyazla?mas?n?n mümkün olmad??? görülüyor. Ancak bilim insanlar? bu olay?n birkaç haftal?k bir süreçte olabilece?ini söylüyorlar.

Tiroid bezi, ?eker gibi hastal?klarda ve a??r? stres veya ?ok gibi durumlarda ki?inin renkli saçlar? bu süreçte tamamen dökülebilir ve geriye sadece daha önceden beyazla?m?? saçlar kalabilir. Di?er saçlarla birlikte beyazlar?n yerine de daha gür ve siyah saçlar ç?kabilir. Saçlar?n beyazla?mas? insanl?k tarihinde nedense hep sorun olmu?tur. Kimileri onu olgunlu?un ve bilgeli?in simgesi olarak görürken, tarih boyu sava? kahramanlar?, ya?l?l???n ve güçsüzlü?ün belirtisi olarak görmü?ler ve bir ?ekilde saçlar?n? boyam??lard?r.

Bu arada bir ?eyi daha belirtelim; saçlar?m?z?n k?v?rc?k, dalgal? veya düz olmas?n? da ebeveynlerimizden ald???m?z genler belirliyor. K?v?rc?k bir saç? kesti?imizde kesitinin dikdörtgene yak?n oldu?unu, dalgal? saç?n elips, düz saç?n kesitinin ise daire oldu?unu görebilirsiniz. ??te bu saç kesitlerinden dolay? baz? saçlar dümdüz uzarken baz?lar? hemen k?vr?lmaya ba?lar. K?v?rc?k saçl?lar, saçlar?n?z? bo?una ütülemeyin, saç?n yap?s?n? yani kesitinin ?eklini de?i?tirmeden kal?c? bir düz saça sahip olman?z mümkün de?il.

Neden Her İnsanın Sesi Farklıdır?

neden-herkesin-sesi-farkl?-500x330

?nsan sesi, daha do?rusu insan konu?mas? olu?urken katk?da bulunan o kadar çok ?ey vard?r ki, bunlar bir araya gelince iki insan?n konu?mas?n?n ayn? olma ihtimali yok denecek kadar azd?r. Hatta her bireyin konu?mas? o kadar kendine özgüdür ki, telefonda sesin alttan ve üstten belirli frekanslar? yok edilmesine ra?men, açar açmaz ‘merhaba’ deyi?inden kar??m?zdaki ki?iyi tan?yabiliriz.
Sesimizin olu?mas?n?n ana nedeni ?üphesiz ses tellerimizdir. Ses tellerinin boyu sesimizin kal?nl???n? belirler. Ne kadar uzunsalar ses o kadar ince ç?kar. Kad?nlar?n erkeklere göre avantajlar? ses tellerinin daha uzun olmalar?d?r. Tabii ki ses tellerimiz sesimizin t?n?s?n? tek ba?lar?na belirleyemezler. Duda??m?z, di?lerimiz, dilimiz olmasayd? ortaya anla??lmaz rahats?z edici bir gürültü ç?kard?.

Konu?urken nefes veririz. Bu nefes konu?man?n karakteristi?ini etkileyen en az 11 noktadan geçer. Ayr?ca ki?inin karakteri, havan?n ak??? ve h?z?, a??z ve dudak yap?s? da konu?mada etkin faktörlerdir. Ancak tüm konu?ma olay?n?n organizatörü beyindeki bir bölgedir. Burada dü?üncenin ana yap?s? olu?turulur, kulak ve gözlerden gelen sinyallerle birle?tirilir ve bo?aza sinyal olarak gönderilir.

Hayvanlarda ise beyinde böyle bir bölge yoktur. Baz? papa?an, muhabbet ku?u hatta karga türlerinin konu?malar? onlar?n ezberleme ve tekrar edebilme yetenekleridir. Bilinçli bir konu?ma söz konusu de?ildir. Genetik olarak insana en yak?n olan ?empanzelerin bile dil ve damak yap?lar? nedeni ile insan gibi konu?malar? mümkün de?ildir.
Dünyan?n dört bir yan?nda farkl? lisanlar konu?uluyor ama tüm bu insanlar a??zlar?nda benzer sesler ç?kar?yorlar. Her iki dudaklar? ile T’ ve ‘B’, dudak ve di?leri ile ‘F’ ve ‘V, dilin ön k?sm? ile ‘T’ ve ‘D’, dilin arka k?sm? ile de ‘K’ ve ‘G’ seslerini ç?kar?yorlar.

Dilin ilk insanlarda, i?birli?i daha do?rusu kültür ve bilgileri gelecek nesillere aktarma ihtiyac?ndan do?du?u san?l?yor. Günümüze kadar alt? bin dil geli?tirilmi?. Dünyadaki bütün dillerin tek ortak yan?, en çok kullan?lan kelimelerin daha az say?da harfle yaz?lmalar?d?r. Altay dilleri ailesine giren Türkçe’mizde baz? ilginç özellikler var. Bir kere cisimleri di?i ve erkek olarak ay?rm?yoruz, ses uyumu var ve bir ad veya fiil kökünden de?i?ik eklerle yeni kelimeler türetebiliyoruz. ?nsan yüzündeki ka?, göz, burun, a??z ve di?er ?ekillerin çok az fark göstermelerine ra?men hepsi birle?ince nas?l bir insan di?erine benzemiyorsa, olu?umunda katk?da bulunan ?eylerin çe?itlili?i aç?s?ndan konu?mam?z da öyledir.

http://www.herseyhakkinda.net/sivrisinekler-insani-neden-sokar/

sivrisinek-neden-?s?r?r

Dünyada yakla??k üç bin sivrisinek türü oldu?u bilinmektedir. Bunlar?n ço?u insana sald?rmaz. Zaten aksi olsayd? dünyan?n her yerinde bulunabilen bu yarat?klar ormanda, da?da, insan bulunmayan yerlerde ya?amlar?n? idame ettiremezlerdi.

?nsanlar?n kanlar?n? emerek ya?ayan sivrisinek türlerinin yaln?z di?ileri kan emer. Di?iler de insanlar?n kanlar?n? kendi yumurtalar?n? üretebilmek için protein sa?layabilmek amac?yla emerler. Birçok cinste di?i sivrisinekler en az?ndan ilk yumurtalar?n? kana ihtiyaç duymadan üretebilirler, fakat sonraki yumurtalar? için kana ihtiyaçlar? vard?r. Bulabildikleri her canl?n?n kan?n? emerler, hatta deniz yüzeyine gelen bal?klar bile ellerinden kurtulamaz.
Erkekler çiçek özleri ile beslenirler. Yumurta üretme gibi bir dertleri olmad???ndan insanlar? sokmazlar.

Di?i sivrisinekler avlar?n?n yerlerini duyargalar? ve üç çift bacaklar?ndaki al?c?larla bulurlar. Al?c?lar ile nem, ter ve ?s? özelliklerini saptarlar. Sivrisine?in duyargalar? bir santigrad?n binde biri kadar s?cakl?k de?i?imlerini alg?layabilecek kadar hassast?r.

Di?i sivrisinekler insan?n nefes verirken ç?kard??? karbondioksit bulutu içinde, ileri geri hareketler yaparak bu bilgileri de?erlendirirler, av?n yararl? olaca??na karar verirlerse eyleme geçerler. Baz?lar?n?n ‘sivrisinek bana dokunmaz’ demelerinin esas nedeni ter ve nefes kokular?n?n, sivrisinek için cazip ve özendirici olmamas?d?r.

Sivrisinek san?ld??? gibi içi delik ve sivri uçlu bir boruyu deriye sokarak kan? emmez. Sivrisinekte a?z?n alt?ndaki kesede iki tüp, iki de ne?ter olarak kulland??? testere a??zl? b?çak vard?r. Önce b?çaklarla deride delik açar, sonra tüplerden biri ile tükürüklerini bu deli?in içine ak?t?r.

Bu tükürük insan kan?n?n p?ht?la?mas?n? önler, böylece ikinci tüpü sokarak, s?v? kan? size fark ettirmeden kolayca emer. E?er bir dakika içinde hala fark etmediyseniz, deposu kan?n?zla dolu olarak, kafay? bulmu? ?ekilde derinizden ayr?l?r.

Sivrisinekleri tahrik eden ?ey nefesinizdeki karbondioksit oran? ile derinizdeki ?s? ve nem oran? oldu?undan, özellikle geceleri sivrisinek hücumlar?n? geçi?tirebilmek için, çok s?k nefes al??veri?i gerektirecek fiziksel hareketler yapmaman?z, teninizi serin ve kuru tutman?z gerekti?ini unutmay?n.

Barkod Nedir?

barkod-nedir

Bu günlerde çar?? pazardan ald???n?z her ?eyin üzerinde bir etiket var. Bu etikette kal?nl?klar? farkl? dikey çizgiler ve baz? numaralar bulunuyor. Kasiyerler bu mal?n etiketli taraf?n? bir cam?n üzerinden geçiriyor veya etikete bir ???k tutarak, fiyatlar?n? otomatik olarak yazar kasalar?na geçiriyorlar.

Barkodlar önceleri marketler için, i?lemlerini h?zland?rmalar? ve stoklar?n? daha iyi kontrol edebilmeleri için haz?rlanm??t?. Ancak sistem o kadar ba?ar?l? oldu ki, süratle her tipte sat?lan e?yaya konulmaya ba?lan?ld?.
?imdi, süpermarketten ald???n?z ve üzerinde barkod olan herhangi bir mal? elinize al?n ve bu bir tip etikete bakarak anlatacaklar?m?z? dinleyin.

Gördü?ünüz gibi, bir barkodda iki k?s?m vard?r. 1) Makinenin okudu?u dikey çizgiler k?sm?; 2) ?nsanlar?n okuyabildi?i 12 adet rakam. ?lk alt? rakam e?yan?n tan?m numaras? olup, üreticiler y?ll?k bir ücret kar??l???nda, bu kodlar? veren uluslararas? bir konseyden kendi ürünlerine tahsis ettirebilirler.

?kinci gruptaki ilk be? rakam malzeme numaras?d?r. Ayn? kod birden fazla çe?itteki ürün için kullan?lamaz. Yani üreticinin satt??? her de?i?ik üründe, her de?i?ik paketlemede, hatta paketlerin koli olarak tekrar paketlenmelerinde hep de?i?ik malzeme numaras? verilir. Böylece markette ne kadar mal sat?ld???, depoda ne kadar kald???, hep kontrol alt?nda tutulur. Örne?in, teneke kola ile ?i?e kolan?n kod numaralar? farkl?d?r. Hatta kutu kolan?n bir kolide 6’l?k, 12’lik veya 24 adet bulunmas? durumunda bile farkl? kod verilir.

Sa?daki en son rakam ise kontrol numaras?d?r. Bu numara bütün taranan dikey çizgilerle haf?zaya al?nan bilgilerin, bir çe?it sa?lamas?n? yapar. Görüldü?ü gibi, barkodun üzerinde, mal?n fiyat? ile ilgili her hangi bir bilgi yoktur. Kasiyer barkodu tarad???nda sinyal sistem içinde bir merkeze gider, buradaki bilgisayar barkod numaralar?na göre girilmi? ve her zaman de?i?tirilebilir fiyat bilgisini derhal kasaya gönderir. Bu merkez ma?azadaki mallar?n fiyatlar?n? her zaman de?i?tirebilme imkan? sa?lar.

Çe?itli kal?nl?ktaki dikey kal?n ve ince çizgiler ile aralar?ndaki bo?luklar, çe?itli kombinasyonlarda dizilerek, her biri, bir rakam? temsil eder, yani altlar?ndaki rakam?n bilgisayar taraf?ndan okunmas?n? sa?larlar.

Fotoğraflarda Gözler Neden Kırmızı Çıkıyor?

k?rm?z?-göz-620x330

Geceleri fla?la çekilen foto?raflarda genellikle gözler k?rm?z? ç?kar. Peki foto?raftaki güzelli?i bozan bu olay nas?l olur? Niçin her zaman olmaz? Niçin gündüzleri fla?la çekilen foto?raflarda olmaz?

Gözümüz iç içe geçmi? üç tabakadan olu?ur. En d??ar?daki gözümüzü koruyan ve göz ak? da denilen sert tabakad?r. ?kincisi, kan damarlar?ndan meydana gelmi? ve ortas?nda göz bebe?inin bulundu?u damar tabakad?r. Bu damarlar sayesinde fazla ???kta göz bebe?imiz küçülür, karanl?kta ise daha çok ???k alabilmek için büyür ama bu hareketi oldukça yava? yapar. Üçüncü tabaka da retina ad? verilen, ????a duyarl? k?lcal damar a?lar?ndan olu?an a? tabakas?d?r.

Köpek, kedi, geyik, karaca gibi hayvanlar?n gözlerinin arkas?nda, yani retinalar?nda ayna gibi, yans?t?c? özel bir tabaka vard?r. E?er karanl?kta gözlerine el lambas? veya araba far? gibi bir ???k tutarsan?z, bu ???k gözlerinin içinden yans?r ve gözleri karanl?kta p?r?l p?r?l parlar. ?nsanlar?n gözlerinin retinas?nda ise böyle bir yans?t?c? tabaka yoktur.

Foto?raf makinesinin fla?? çok k?sa bir zamanda çok kuvvetli bir ???k verir. Gözbebe?imiz ise bu kadar k?sa zamanda küçülmeye f?rsat bulamaz. I??k do?rudan retinaya ula??r ve oradan da do?rudan k?lcal damarlar?n görüntüsü yans?r. ??te fla?la çekilen foto?raflarda görülen bu k?rm?z?l?k retina tabakas?ndaki k?lcal damarlar?n görüntüsüdür.
Günümüzde, birçok foto?raf makinesinde, gözün bu k?rm?z? görüntüsünü azaltacak önlemler al?nm??t?r. Bu makinelerde fla? iki kere çakar. Birinci çak?? resim çekilmeden az önce olur ve gözbebe?inin küçülerek gözdeki yans?may? azaltmas?na zaman tan?r. ?kincisi de tam foto?raf çekilirken olur ki, gözbebe?i olmas? gereken durumu alm??t?r zaten. Ba?ka bir önlem de odadaki bütün ???klar? açarak gözbebe?inin önceden küçülmesini sa?lamakt?r.

Geceleri fla?l? foto?raflarda, gözlerin k?rm?z? ç?kmas?n?n önlenmesinin bir yolu da fla?? objektiften olabildi?ince uzak tutmakt?r. Günümüzde foto?raf makineleri o kadar küçülmü?tür ki, fla? makinenin bünyesinde ve objektife birkaç santim mesafededir. Fla??n ????? göze gelip yans?yarak geri döndü?ünde do?rudan objektife gelir. Gündüzleri ise gözümüze d??ar?dan, her yönden ???k geldi?i için, fla??n ????? bunlar?n aras?nda daha az oranda gözümüze girer ve k?rm?z? göz olay? yaratmaz.

Yaşanmış En Düşük ve En Yüksek Sıcaklık Kaç Derecedir?

en-yüsek-ve-dü?ük-s?cakl?k-630x330

?imdiye kadar dünyam?zda tespit edilebilen en dü?ük s?cakl?k güney kutbunda eksi 89.6 derece ile Antarktika Vostok istasyonunda ölçülmü?tür. San?lmas?n ki güney kutbu devaml? kar ya???? ald??? için dünyan?n en so?uk yeridir. Antarktika daima karla kapl? olmas?na ra?men dünyan?n en az ya??? alan çöllerinden daha kurakt?r. So?uk hava çok uzun aral?klarla da olsa dü?en her ya???? dondurup, korudu?u için sürekli kar ve buzlarla örtülüdür.

Ortalama s?cakl?k olarak güney kutbu eksi 49 derece ile kuzey kutbundan 2 derece daha so?uktur. Çünkü güney kutbu deniz seviyesinden daha yüksektir, güne?ten daha az ???k al?r ve güne?in gitti?i zamanlarda bu ?????n getirdi?i ?s?y? süratle kaybeder. Dünyadaki buzlar?n yüzde 90’? güney kutbundad?r, buzlar denizin alt?nda 600 metre derinli?e kadar iner. Ya?am ancak buz parçalar?n?n k?y?lar?nda penguen ve fok sürüleri olarak görülür.

Kuzey kutbu, alt?nda hiçbir kara parças? olmaks?z?n, denizin üstünde yüzen bir buz kütlesidir. Kuzey kutbunda bulabilece?iniz her ta? mutlaka gökta??d?r. Dünyam?zda ölçülebilecek en dü?ük so?ukluk eksi 273 derecedir. Bundan daha dü?ük s?cakl?kta moleküller hareket edemeyece?i için buna ‘mutlak s?f?r’ denilir.

Dünya üzerindeki ortalama s?cakl?k 5-10 derece artsa Grönland ve Antarktika’daki buzullar erir, okyanuslardaki su düzeyi 100 metre artar ve tabii dünya haritas? da önemli bir ?ekilde de?i?irdi. Dünyada bugüne kadar saptanabilen en yüksek s?cakl?k gölgede 58 derece olarak 13 Eylül 1922 tarihinde Libya’da El-Azizia‘da ölçülmü?tür.

Tabii en yüksek s?cakl?k insan? en fazla rahats?z eden s?cakl?k anlam?na gelmez. Burada havadaki nemin, yani rutubetin çok önemli bir rolü vard?r. Göremeyiz ama havan?n içinde su da, daha do?rusu su buhar? da vard?r. Atmosferde bulunan su miktar? toplanabilseydi, dünya yüzeyini 2,5 santimetre kal?nl???nda bir su tabakas? kaplard?.
Ancak havan?n içine alabilece?i su miktar?n?n bir s?n?n vard?r. Bu suya doyma seviyesine gelince hava art?k içine su alamaz. ?nsanlar terleyince ter buharla??p havaya kar??amaz ve art?k terleyemezler, rahatlayamazlar. Çok kuru bir havada 35 derecede terleyebildi?iniz için fazla bir rahats?zl?k duymaya bilirsiniz de, nemli, suya doymu? havada 25 derece bile bunalma hissi verebilir.

Deniz Suyu Neden Tuzludur?

deniz-suyu-neden-tuzlu

Yirminci yüzy?l?n ba?lar?nda bilim insanlar? bu konuyu çok basit bir ?ekilde aç?kl?yorlard?. Bu aç?klamaya göre, her ne kadar nehirlerin sular? tatl? ise de içlerinde bir miktar da erimi? mineral vard?r. Yataklar?ndaki bu mineralleri ve içlerinde tuz bulunan kayalar? erozyona u?ratarak okyanuslara ta??rlar. Bu mineraller içinde en çok olan? kimya dilinde sodyum klorür (NaCl) diye adland?r?lan bildi?imiz sofra tuzudur ve bir daha karaya geri dönmez.
Bilim insanlar? bu teoriden yola ç?karak dünyan?n ya??n?n da hesap edilebilece?ine inan?yorlard?. Ancak nehirlerdeki tuz oran? ile okyanuslardaki tuz oran? mukayese edilerek yap?lan hesaplamalarda dünyan?n ya?? 300 milyon y?l ç?kt?. Dünyam?z ise gerçekte 4,5 milyar küsur ya??ndad?r.

Ayr?ca bu teoriye göre denizlerdeki tuzun her geçen y?l artmas? gerekir. Her ne kadar denizlerdeki tuz oran? bölgelere ve zamana göre de?i?iklik gösterse de içindeki belli ba?l? elementlerin yo?unluklar?n?n yüz milyonlarca y?l hemen hemen ayn? kald?klar? bilinmektedir. Öyleyse bu yüksek miktardaki tuz ba?lang?çta denizlere nereden gelmi?tir? Bilim insanlar? da tam olarak bilemiyorlar ve emin de?iller ama iyi bir tahminleri var.

Tuz iki çe?it atomdan yap?lm??t?r. Sodyum (Na) ve Klor (Cl). Bilim insanlar? Sodyum’un ilk teoride oldu?u gibi nehirler yolu ile karalardan denizlere ta??nd???n?, Klor’un ise dünya tarihinin ilk dönemlerinde, yer kabu?u ile yer merkezi aras?nda kalan katmanlardan, okyanuslar?n diplerindeki çatlaklar ve volkanlar yolu ile denize kar??t???n? ve bu ikisinin birle?erek denizin tuzunu olu?turduklar?n? tahmin ediyorlar.

Ama hala niçin denizlerin gittikçe tuzlu olmad???n?n cevab?n? alabilmi? de?iliz. Bilim insanlar? bunun aç?klamas?n? da ?öyle yap?yorlar: Tuz nehirler yolu ile denizlere ilave edilmektedir ama ayn? zamanda denizdeki di?er kimyasallarla birle?erek, okyanus taban?ndaki kayalar taraf?ndan emilerek veya deniz suyunun çözeltisinden ayr?l?p çökelti haline gelerek bir ?ekilde deniz suyunun içinden eksilmektedir.

Yüz milyonlarca y?l, eksiltme ve ilave etme yolu ile deniz suyunun tuzluluk oran?n? hep ayn? tutan bu müthi? ayar gerçekten çok etkileyici

Patlıcan Ezme Salatası

patl?can-ezme-salatas?-660x330

Malzemeler

3 orta boy patl?can,
2 di? sar?msak,
4-5 adet taze ceviz,
3 yemek ka???? zeytinya??,
1 yemek ka???? limon suyu,
tuz.
Haz?rlan???

Patl?canlar? bir güzel haz?rlay?n. Sar?msaklar? soyun, ince ince k?y?n. Taze cevizleri zedelemeden k?r?n, ince aç?k sar? zarlar?n? soyun, elinizle küçük taneler haline getirin. Salata taba??nda limonda beklemi? közlenmi? patl?canlar? ince k?y?n, sar?msak, ceviz, zeytinya??, limon suyu ve tuzu ekleyip kar??t?r?n. Közlenmi? patl?can? ezerek sadece sarm?sakl? yo?urt veya sadece zeytinya?? ve limon ile kar??t?r?p sofraya getirebilirsiniz. Bu salataya mevsiminde k?y?lm?? taze f?nd?k da de?i?ik bir tad verir.

Tuz Yerine Baharat

tuz-ve-baharat

Dünyada en s?k görülen ölüm nedenlerinin ba??nda kalp-damar hastal?klar? geliyor. Ancak bu durum ya?am tarz? de?i?ikli?iyle yüzde 70’lere varan oranda azalt?labiliyor. Bu önlemlerin ba??nda ise tuz tüketimi geliyor. Kardiyoloji Uzman? Doç. Dr. Ahmet Karabulut, yemeklerin tuz yerine baharatlarla lezzetlendirilmesinin önemine de?inerek, baz? baharatlar?n kalp sa?l???na önemli katk?lar sa?lad???n? belirtiyor.
Biberiye: Vücutta bulunan iltihabi reaksiyonlar?n etkisini azaltarak kalp-damar sa?l???na katk?da bulunuyor.
Safran: Antioksidan özelli?iyle damar yap?s?n? koruyor, kolesterolü dü?ürmeye destek oluyor.
Ki?ni?: Vücudun savunma mekanizmas?n? güçlendirip, haz?ms?zl??a iyi gelen ki?ni?, hipertansiyon kontrolüne katk?da bulunuyor.
Zencefil: Damar duvarlar? üzerinde olumlu etki yaparak tansiyonun kontrolünü de kolayla?t?r?yor.
Sumak: Kan ?ekeri seviyesinin dü?mesine yard?mc? oluyor.
Karabiber: Bu baharat ya? hücrelerinin y?k?m?n? art?rarak, kilo vermeyi kolayla?t?r?yor.
Zerde: Vücudun savunma mekanizmas?n? güçlendiren zerde damar duvarlar?n? koruyarak, yüksek tansiyon kontrolüne de yard?mc? oluyor.
*Dünya Sa?l?k Örgütü taraf?ndan yap?lan bir ara?t?rmaya göre, her y?l dünyada yakla??k 2,7 milyon ki?i yeterli miktarda sebze ve meyve yememeye ba?l? olarak hayat?n? kaybediyor.

*Do?an?n bize sundu?u nimetler vücudumuzun hem içten hem de d??tan güzelle?mesine yard?mc? oluyor. Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzman? Op. Dr. ?lhan Serdaro?lu, güzel bir cilt için besinlerden faydalan?lmas? gerekti?ini belirterek, ?unlar? söylüyor: “K?rm?z? biber, içindeki karoten ile cilde giden kan miktar?n? art?r?yor ve k?r???kl?klar? yok ediyor. Omega-3 ya? asitlerinden zengin somon, saçl? derinin nemlenmesini sa?layarak k?r?lmalar? önlüyor. Tropikal bir meyve olan papaya hem cildi güne? ???nlar?n?n zararlar?ndan koruyor hem de anti-enflamatuvar özellikleriyle akne olu?umunu engelliyor.”

tuz-ve-baharat-1

*Karaci?er dostu enginar, A ve C vitaminleri ile kalsiyum, potasyum, demir, manganez ve fosfor mineralleri içeriyor. Karaci?eri koruyup, bu organ? ilgilendiren hastal?klar?n daha çabuk iyile?mesini sa?layan enginar ayr?ca böbrek ve ba??rsaklar?n düzenli çal??mas?na da yard?mc? oluyor. Sindirimi kolayla?t?r?p, idrar söktürücü özelli?i olan bu sebze, kandaki ?eker oran?n? ayarl?yor, kolesterolü dü?ürüyor. Bedensel ve zihinsel yorgunlu?u gidermeye yard?mc? olan enginar, hücrelerin y?pranmas?n? engelleyerek ya?lanman?n etkilerini azalt?yor. Ayr?ca ate? dü?ürücü ve i?tah aç?c? özellikleri de bulunuyor. Çi? enginar?n 100 gram? yaln?zca 47 kalori. Üç gram protein, 11 gram karbonhidrat ve 94 mg sodyum içeriyor. Öte yandan günlük C vitamini ihtiyac?n?n yüzde 20’sini, proteinin yüzde 7’sini, B6 vitamininin yüzde 6’s?n?, lif ihtiyac?n?n da yüzde 22’sini kar??l?yor.

Günde 500 Kalori Yakmanın Yolları

diyet-3

Hepimizin bildi?i gibi kilo vermenin yolu inatç? ya?lardan geçiyor. Onlardan kurtulmay? ba?aramad???m?z sürece kilo vermek de hayal oluyor… Bu durum sizi sürekli ve bilinçsizce diyet yapmaya zorlayarak sa?l???n?z? olumsuz yönde etkiliyor. Ancak herhangi bir diyet yapman?za gerek kalmadan da günde 500 kalori yakabilirsiniz. Uzun süredir vermeyi istedi?iniz fazla kilolardan yemek ve hareket al??kanl?klar?n?z? de?i?tirerek kurtulman?z mümkün. ??te daha sa?l?kl?, enerjik ve fit bir vücut için izlemeniz gereken 10 yol…

DAHA KÜÇÜK TABAKLAR
Kilonuzu bilerek, metabolizma yap?n?z? göz önünde bulundurarak neyi ne kadar yemeniz gerekti?inizi bilmeniz çok önemli. E?er ki her ö?ünde fazladan besin tüketiyor ve bu durumdan ?ikayetçi oluyorsan?z daha küçük tabaklardan yemenizi öneririz. Ne kadar büyük tabak kullan?rsan?z, taba?? a?z?na kadar doldurmak için elinizin ayar? da ?a?acakt?r. Siz siz olun, küçük tabaklar? tercih edin ve kalorilere meydan okuyun!

ÜÇ BÜYÜK TUZAK
Beslenmesine dikkat eden, kilo vermeye çal??an ki?ilerden ?u cümleyi sürekli duydu?unuzu varsay?yoruz: “?eker, un ve tuzdan uzak duruyorum!…’’ Halk aras?nda üç beyaz olarak da bilinen, metabolizmay? ve vücut sa?l???n? olumsuz yönde etkileyen ?eker, un ve tuzu hayat?n?zdan tamamen ç?kararak fazla kalorileri de bir kenara b?rakm?? olursunuz. Kalorilerden uzak durman?n yan? s?ra dengeli ve sa?l?kl? beslenme için uzak durulmas? gereken bu üç dü?man; kalp ve böbrek sa?l???n?z? tehlikeye att??? gibi, obezite, diyabet ve tansiyon gibi rahats?zl?klara davetiye ç?kar?yor. Un, tuz ve ?ekeri hayat?n?zdan bir anda ç?karam?yorsan?z, giderek azaltmay? deneyin. Bir süre sonra de?i?ime al??acak, yemek istemeyeceksiniz bile.

HAREKETE GEÇ?N
Sa?l?kl? bir yap?ya sahip olmak için beslenmeniz kadar ne kadar hareket etti?iniz de çok önemli. Ü?engeçli?inizi bir kenara b?rak?p, mümkün oldu?unca tüm i?lerinizi “tabana kuvvet” diyerek halletmeniz sizin yarar?n?za olacak. Herhangi önemli bir sakatl???n?z ya da rahats?zl???n?z olmad??? sürece asansör yerine merdiven kullan?n. Yak?n mesafelerde otomobil ya da toplu ta??ma tercih etmeyin ve yürüyün. Telefon görü?melerinizi oturarak de?il yürüyerek yap?n. Bunlar?n hiçbirini çok h?zl? tempolarda uygulamak zorunda de?ilsiniz. Sadece s?k s?k yürüyün ve bir yerde saatlerce oturmamaya çal???n. Gün içinde hareket ederek yakt???n?z 350 kaloriye ek olarak biraz daha fazla hareket ederek bu rakam? 500’e ç?karmak elinizde!

diyet-4

GAZLI ?ÇECEKLERE HAYIR
En sevdi?iniz yeme?i yerken yan?nda so?uk ve gazl? bir içece?in size nas?l bir keyif verdi?ini biliyoruz. Ama bu gazl? içecekler içeri?indeki ?eker, fosforik asit, aspartam ve kafein gibi bile?enlerle metabolizman?za zarar verdi?i gibi rafine ?eker sebebiyle kalori miktar?nda da art?? gösteriyor. Gazl? içecekleri zihninizden ç?kararak, varl???n? unutup sadece su tüketmenizde yarar var.

TATLI YER?NE MEYVE
Birço?umuz her ne kadar sa?l?kl? ve temiz beslenmeye çal??sak da tatl?ya olan tutkumuza bazen kar?? koyam?yoruz. Unutmamak gerekir ki asl?nda o çok masum ve sempatik gözüken tatl?lar?n içinde koca bir kalori dünyas? var. Un, ?eker, tatland?r?c?lar ve ?uruplar tatl?y? oldu?undan daha da kalorili hale getiriyor, böylece tüketti?iniz her “fit” olmayan tatl?da kilo al?yorsunuz. Tatl? krizinize kar?? gelmek için ba?ka alternatiflerinizin de oldu?unu hat?rlay?n. Mesela bir muz ya da bir elma, belki birkaç adet çilek… Meyvelerde bulunan ?eker ve kalorinin yedi?iniz tatl?lardakiyle ayn? olmad???n? belirtmek isteriz. Ama yine de her ?eyin fazlas? zarar mant???ndan yola ç?karak, meyve tüketimini de abart?ya kaçmadan yap?n.

KURUYEM?? YASA?I
Kuruyemi?ler, diyet listeleri uygulayanlar?n ya da sa?l?kl? ?ekilde enerji almak isteyenlerin en çok tüketti?i besinlerden. Her ne kadar iyi bir enerji kayna?? olsa da özellikle kavrulmu? yemi?lerden uzak durman?z gerekiyor. ??lenmemi? ve kavrulmam?? kuruyemi?leri tercih ederek kalori al?m?n? daha aza indirmeniz mümkün. Burada dikkat etmeniz gereken di?er bir nokta ise kuruyemi?i gece ve ara ö?ünlerin d???nda yememeniz. Gece ald???n?z her besin, size kalori ve ya? olarak geri döner.

M?DEN?Z? D?NLEY?N
Ne yaz?k ki bilinçsiz ve dengesiz beslenen her ki?i için yemek yemek demek, sofradan t?ka basa, a?r?lar içinde ayr?lmak demek. Ama unutmay?n ki böyle bir zorunlulu?unuz yok. Çünkü fazladan yedi?iniz her besin size ekstra ve almaman?z gereken kaloriler olarak geri döner. Üstelik fazladan kalori ald???n?z gibi midenize de zarar vermi? olacaks?n?z. Spazm, kas?lma ya da kar?n a?r?s?yla kar?? kar??ya kalabilirsiniz. Yemek yerken bir yandan da midenizi ve vücudunuzun verdi?i tepkilere dikkat çekin. Çok yedi?inizde mideniz size sinyalleri zaten verir. Ona kulak vermedi?inizde ise mide rahats?zl?klar? ortaya ç?kar.

TELEV?ZYONDAN UZAK DURUN
Tüm gün i? için ko?turup durdunuz, çok yoruldunuz ve eve gidip ayaklar?n?z? uzat?p televizyonun kar??s?nda yay?lman?n hayalini kuruyorsunuz… Asl?nda ne kadar yorgun olursan?z olun yapman?z gereken yar?m saatlik bir egzersiz ya da aç?k havada yürüyü? olsa da bazen evde oturmak isteyebilirsiniz. Ama kumandan?n yan?na ba?ka faktörler eklemeyin! Televizyon izlerken gördü?ünüz yiyecek reklamlar? i?tah?n?z? kabart?yor olabilir. ?radenize sahip ç?k?n ve en az?ndan elinizi patlam?? m?s?r, cips, çikolata gibi sa?l?ks?z besinlere götürmeyin. ?radenize kar?? gelebildi?iniz anda kalorileri ba??n?zdan savm?? olacaks?n?z, bunu yapabilirsiniz!

Y?Y?N VE KALKIN
Gelenek ve göreneklerimiz gere?i sofra muhabbetlerini çok seviyoruz, bu bir gerçek. Tabaktaki yemek yenilip bitirilse bile, ortadan ufak ufak bir ?eyler at??t?rmaya bay?l?yoruz. Sizce de bu al??kanl??? biraz de?i?tirmenin zaman? gelmedi mi? Sofrada oturdu?unuz sürece t?ka basa doymu? bile olsan?z masan?n bir ucundan bir ucuna at??t?rmaya devam edeceksiniz. Bu kadardan bir ?ey olmaz deyip yeme?e devam edeceksiniz ve ekstra kalorileri bünyenize dahil etmi? olacaks?n?z. Siz en iyisi küçük taba??n?zdaki yeme?inizi bitirin ve sofradan ayr?lmaya bak?n.

KAÇ KALOR??
Sürekli kalorinizi dü?ünün demiyoruz. Ama tüketti?iniz ö?ünde ne kadar kalori oldu?unu bilmenizde de yarar var. Böylece yeme?i fazla kaç?rd???n?z zamanlarda telafi edebilece?iniz bir ortam olu?abilir. Ö?le yeme?inde fazla miktarda yediyseniz, kalorisini hesaplayarak ak?am yeme?inde daha uygun bir ö?ün tüketebilirsiniz.