Besinlerin Cilt Problemleri Üzerindeki Etkileri

Besinlerin cilt üzerindeki etkilerini kızlar hakkında ekibi olarak sizler için araştırdık ve hangi besinlerin hangi cilt problemlerine iyi geldiklerini öğrendik.cildimize dışarıdan yaptığımız bakımlar da tam olarak istediğimiz sonucu alamadığımızı gözlemledik ve hatta yöntemin işe yaramadığını düşünüp bir çok kişi de bu yanılgıya düşmüştür .Aslında cildimiz bedenimizle uyum içerisindedir yani ne yersek cildimiz onu yansıtır diyebiliriz veya vücudumuzdaki bazı problemler yüzümüze yansıyabilir.bu duruma örnek vericek olursak karaçiğerimizin küçük problemi yüzümüzede kocaman sivilce olarak yansır.anlattıklarımızdan anlaşılacağı gibi yaptığımız cilt maskelerinin yanında düzenli beslenerek vücudumuzu dinleyip neye ihtiyacı varsa onu vermemiz gerekir.Güzel cildin sırlarından biri de budur.kısacası bu yazımızda yiyerek güzelleşmenin mucizesini anlatmak istiyoruz . domates: bol miktarda içerdiği likopenin cilde sıkılık ve canlılık kazandırır maydanoz ve ısırgan : antioksidan ve C vitamini sayesinde cildin genç kalmasını,sıkılaşmasını sağlar ve aynı zamanda maydanoz troid rahatsızlıklarına iyi gelir.

kavun

Kavun: İçersinde bulunan betakaroten , kollajen hasarını en aza indirerek kırışıklıklara ve lekelere engel olur. aynı zaman da cildin kurumasını da önler.

brokoli

Brokoli: Ciddi oranda A ve C vitamini içerir. Cilt kanseriyle savaşan moleküllere de sahiptir. Cildin elastikiyetini korur ve aynı zamanda akne tedavisine yardımcıdır.Vitaminlerini korumak adına az pişmiş olmasına hatta mümkünse birazcık çiğ kalmasına özen göstermenizi tavsiye ederiz.

zeytinyağı.

 

Zeytin yağı : kuru ciltlerin en iyi dostudur .Nemlendirici özelliğinden dolayı her gün kullanıldığında cildinizin nemini korur ve böylece genç kalmasını da sağlamış olursunuz su: Hepimizin bildiği gibi su hayattır.cilt kuruluğuna iyi geldiği gibi içimizi temizlemeye ve beynimiz için önemlidir günde 8 bardak tüketmeliyiz.

havuç

 

Havuç: A vitamini öncüsü olan beta karoten deposudur. Havuç ve turuncu renkli sebzeler, güneşin zararlı ışınlarına karşı koruması sağlar. Ciltteki elastikiyeti korur .

yeşil yapraklar.

Yeşil yapraklar:Ciltteki koyu renkli halkalar ve sivilceler için; ıspanak, roka, karahindiba, marul ve maydanoz gibi özellikle koyu yeşil yapraklı sebzeleri tercih edin. Salatalara keten tohumu eklemek, hem kabızlıktan hem de sivilceden kurtulmanıza yardımcı olucaktır.

Sağlıklı Beslenmenin Yolları

Her zaman çevremizdeki doktorların yada tv programlarındaki uzmanların sağlıklı beslenme yollarından bahsettiklerini duymuşsunuzdur. Eğer sağlıklı bir hayat sürmek istiyorsanız sağlıklı bir şekilde beslenmeniz şart. Ama günümüzde neredeyse bütün yiyeceklerde bir çok kimyasal bulunuyor ve bunlar sağlığınıza zarar verebileceği gibi kilo almanızada sebep olabilir. O yüzden bu gibi durumlardan kaçınmak için sağlıklı beslenme yollarını bilmeli ve uygulamalısınız. Peki bunu nasıl yapıcaksınız. Bu yazımda size sağlıklı beslenmeden bahsedeceğim.

Sağlıklı Beslenmenin Yolları :

1 – Yiyeceğiniz yiyecekleri yemeden önce çok iyi yıkamalasınız.

2 – Meyve ve sebzeleri kabuklarıyla beraber yemelisiniz. Eğer gerekliyse kabuklarını soyunuz.

3 – Ekmekleri kızartmayın. Çünkü protein ve vitamin eksikliği oluşur.

4 – Pastörize sütü kaynatmayın. Sütün içerisindeki vitaminler azalır.

5 – Ambalajlı gıdaları satın almadan önce mutlaka ve mutlaka son kullanma tarihine ve besin içeriklerine bakınız. Son kullanma tarihi geçmişse ve üzerinde besin içerikleri yazmıyorsa o ürünü almayın.

6 – Bir gün içinde aldığınız enerjinin dengeli olması gerekir. %30 yağlardan, %10-15 proteinlerden ( bunlar et, süt ve kurubaklagiller ) %50 ise karbonhidratlardan (tahıllar) olmalıdır.

7 – Yemeklerde kızartmadan uzak durmalı onun yerine ızgara, fırın ve buğuluma yapmaya gayret edin.

8 – Sağlıklı beslenmek için doymuş yağlardan uzak durun. Doymuş yağlar koleserolü yükselticeğinden pek sağlıklı değildir.

9 – Tavuk ve balıkların yağlı derilerini yememelisiniz. Etleri üzerlerindeki görünen yağları temizledikten sonra tüketin.

10 – Çok fazla tuz kullanmayın. Onun yerine baharat yada doğal otlar kullanın.

11 – Yeşil sebzeleri buharda pişirmeye özen gösterin. Kök sebzeler az suda hafif tuzlu bir şekilde pişirilmelisiniz.

12 – Tereyağ kolesterol içerdiğinden dolayı sıvı yağları ve margarinleri tereyağın yerine tercih edin.

13 – Ağır tatlılardan uzak durmalısınız. Ağır tatlılar yerine hafif tatlılar tüketmelisiniz. Örneğin komposto ve meyve gibi.

14 – Süt tüketiminiz yağsız yada yarım yağlı olmalıdır.

15 – Yemeklerde içeceklerinizi düşük kalorili içecekler yada su, taze meyve suyu, soda olarak tercih etmeye özen göstermelisiniz.

16 – Su vücuda çok yararlı olduğundan günde en az 1 litre içmelisiniz.

17 – Kahvaltılarınıza başlamadan önce meyve yada 1 bardak portakal suyu için.

18 – Yemeğinize sıcak sebzeli çorba yada salata ile başlayabilirsiniz.

19 – Yemek porsiyonlarınızı azaltmalısınız. Az ama sık beslenmelisiniz.

20 – Bol bol salata tüketmelisiniz. Çünkü salatalar lif ve vitamin açısından çok zenginlerdir. Aynı zamanda salatalarınıza sirke, limon yada sıvı yağ ekleyebilirisniz.

21 – Kepek ekmekleri bağırsakları daha hızlı çalıştıracağından dolayı kepekli ekmekleri tüketmeyi tercih edin.

22 – Kolesterol bakımından zengin olan gıdalardan uzak durunuz. Sucuk, salam, sosis gibi.

23 – Deniz ürünleri yerken kolesterol bakımından zengin olanları yememelisiniz. Kolesterolü az olan deniz ürünlerini tüketin.

Sağlıklı beslenmek için yukarıdakilere dikkat etmeniz gerekiyor. Özellikle kolesterolü yüksek olan yiyeceklerden uzak durmaya gayret edin. Aksi takdirde ileride sağlığınızla ilgili sıkıntılar yaşayabilirsiniz. Herşeyden önce kendinizde bir beslenme kültürü oluşturun. Unutmayın ki sağlıklı beslenmenin yolları kendinizde olan beslenme alışkanlığı ve kültüründen geçer.

Karnabahar Kokusundan Kurtulmanın Yolu

Karnabahar faydaları ve lezzetiyle kış aylarının vazgeçilmez yiyeceklerinden. Ah bir de pişerken çıkan o kokusu olmasa. Evinizdeki karnabahar kokusundan kurtulmak istiyorsanız işte çözümü…

Karnabahar pişirirken eve yayılan kokudan kurtulmak için pişirme suyuna bir parça tuz ve iki kaşık sirke ilave edip, suyun üzerinde köpük oluşumunu bekledikten sonra, içine sebzeleri atmayı deneyin. Evi saran kötü kokudan eser kalmadığını göreceksiniz.

Yağ Yakımını Hızlandıran Doğal Çay

Basen bölgesindeki yağlar Türk kadınlarının ortak derdi. Bu bölgedeki yağları eritmek oldukça güç. Ancak etkili bir diyet programı ve egzersizle hayal olmaktan çıkıyor. Evinizde doğal malzemelerle hazırlayabileceğiniz doğal yağ yakıcı özelliğe sahip bitki çaylarıyla çözümü kolaylaştırabilirsiniz.

Egzersiz ve diyet programının yanı sıra doğal bitkisel kürlerden de destek alabilirsiniz. Bu çay tarifi, basen ve kalça yağlarını eritmeyi hedefliyor. İşte Suna Dumankaya’dan basen ve, selülit ile savaşan doğal çay tarifi. Erişilmesi kolay olan malzemelerle yapacağınız çayı, günde en fazla 3 fincan tüketebilirsiniz.

Hazırlanışı:

Eşit miktarda kuşburnu, rezene, sinameki, papatya, biberiye ve funda yaprağını karıştırıp çay gibi demleyin. Bu çaydan her sabah bir bardak için. Bu etkili karışım hem basen bölgenizin incelmesini sağlayacak hem de bu bölgedeki selülitlerinizi azaltacaktır.

Detoks Programıyla Fazla Yağlarınızdan Kurtulun

Bu aralar kilo aldığınızı düşünüyorsanız bu detoks programı tam size göre. Dengesiz beslenme sonucu vücuda giren fazla kaloriler ve yağlar depolanmadan vücuttan atılması gerekir.

İşte, Beslenme Danışmanı ve Estetik Hekimi Dr. Gönül Ateşsaçan’ın fazla yağlardan kurtulmanıza yardımcı olacak 3 günlük detoks listesi…

1. gün

Sabah uyanınca 1 bardak limonlu su için. Tüm gün taze meyve ve meyve salatası tüketin ve aralarda limonata için.

Meyve salatası olarak; 1 adet yeşil elma, 2 kivi ve 2 dilim ananas tüketilebilir.

Aralarda acıkırsanız 2 dilim çavdar ekmeği veya 2 adet diyet bisküvi tüketebilirsiniz. Tüm gün 8 bardak limonata için. Barsaklar için form çay sabah erken ve akşam geç saatte için.

Limonata malzemeleri:

2 yemek kaşığı limon suyu (yaklaşık ½ limon), 1 yemek kaşığı şekersiz marmelat , 1/10 çay kaşığı kırmızı biber

Bu karışım oda ısısındaki su ile 250 ml’e tamamlanacak. Bundan 8 adet içilecek.

2. gün 

Sabah: 1 yeşil çay, 2 dilim kızarmış kepek ekmeği, yeşillik, 2 ceviz, 1 havuç

Öğle: 2 katı yumurta, 1 porsiyon haşlanmış ıspanak, 1 domates

Akşam: 1 biftek (200 gram,) zeytinyağlı ve limonlu yeşil salata

Aralarda salatalık/ Yeşil elma/ 10 bardak su ve 3-4 fincan açık yeşil çay

3. gün 

Sabah: 1 yeşil elma + 2 dilim ananas meyve salatası olarak yenilecek.

Aralarda acıkırsanız çavdar ekmeği, altınbaşak bisküvi tüketilebilir. Tüm gün öğün aralarında 8 -10 bardak limonata içmelisiniz. Bitki çaylarından rezene ve form çay için. Form çay özellikle sabah erken ve akşam geç saatte için.

Öğle: Barbunya (1 avuç atılacak), 2 kabak, 1 havuç, yarım demet semizotu ,sarımsak, bütün olarak 3 adet soğan. Ekstra tatlandırmak için kurutulmuş sebzeler eklenebilir. Kırmızı biber, köri, domates eklenebilir. Tuz çok az ve deniz tuzu olarak kullanın. Alabildiği kadar su (yaklaşık 1 litre) eklenerek çorba şeklinde tüketin. Sebzeler dirice olmalıdır.

Akşam: Öğleyin yenilen aynı sebze yemeği tüketin. Acıkırsanız 1-2 dilim çavdar ekmeği, 1 paket diyet bisküvi yiyebilirsiniz. 10 bardak su ve 3-4 fincan açık yeşil çay.

Diğer günlerde içebileceğiniz detoks içecekleri:

Detoks için yeşil elma kürü:

– Yeşil elma 4 adet kabuklu – 1 Çay kaşığı tane karabiber – 5-6 adet tane karanfil – Toz zerdeçal 1 çay kaşığı – 1 kabuk tarçın – 1,5 litre su

Hepsi birlikte kaynatılıp, sabahları aç karnına 1 bardak ılık tüketin. 1 hafta her gün yapılırsa barsakları temizler.

Yağ yakıcı özel karışım:

– Greyfurt suyu 1 adet – Kök zencefil (bir ceviz büyüklüğü kadar) – Yarım dal maydanoz

Hepsini birlikte blenderdan geçirip içebilirsiniz.

Diyete Başlayacak Olanların Bilmesi Gerekenler

Alınan fazla kilolardan kurtulmak isterken yapılan sağlıksız diyetler sağlığınızın bozulmasına sebep olduğu gibi şişmanlığı da beraberinde getiriyor.

Bu yüzden diyet yapmak isteyen kişiler mutlaka diyetisyene başvurmalı ve bazı kurallara dikkat etmeli. İşte dikkat edilmesi gerekenler…

– 1 günde 3 kilo diyet listesi, 1 ayda 10 kilo diyet listesi, gibi normal aklın almayacağı diyet önerilerine itibar etmeyiniz. Bünyemizin bir ritmi vardır ve ani değişiklikler şok etkisi yaratabilir.

– Normalde yapmadığınız ve yapamayacağınız şeyleri diyette yapmak için kendinizi zorlamayın. Normalde yemiyorsanız salatayı merkeze alan bir diyet sizin için uzun ömürlü olmayacaktır. Aynı şekilde yoğurt çok sevmiyorsanız ve diyetinizde temel bir ürünse bir süre sonra yoğurt görmeye bile dayanamaz hale gelebilirsiniz.

– Her diyet kişiye özeldir ve kendi bünyenizi en iyi siz bilirsiniz. Bu nedenle diyetisyeninizi bilgilendirmekten kaçınmayın. Uzman bir diyetisyen size uygun ve uygulaması zor gelmeyecek yöntemleri sunacaktır.

– Kendinizi fanatikçe sınırlamayın. İnternetten birçok yiyeceğin muadili anlamında değişim oranları var. Bunları bilin ve diyetisyeninize de danışarak uygulayın.

– Aşırı yasakçı olmayın ama bir diyette çikolataların ve abur cuburların yeri olmadığını da bilin.

– Esasında diyet diye bir şey olmadığını olayın özünde sağlıklı ve dengeli beslenme olduğunu unutmayın. Diyetteyin ruh halinin kısıtlayıcı olumsuz havasına girmeyin.

– En önemlisi de bol bol yürüyün, merdiven çıkın, parklarda ve yollarda yürüyün.

– Diyet ömür boyu uygulanacak bir beslenme tarzıdır. Yaz geliyor kilo vereyim, kış geliyor boş vereyim düşüncesine girmeyin.

– Akşam 7’den sonra bir şey yemeyin. O saatten sonra yenen yiyeceklerin hazmı zor olacağından ve hareket etme ve böylece yediklerimizi eritme şansı pek olmayacaktır.

– Kahvaltınızı düzgün yapın. Günün en önemli öğününü ihmal etmezsek zinde ve enerjik oluruz ve gün boyunca gözümüzü abur cuburlardan uzak tutabiliriz.

– Ekmek olabildiğince az yiyin. Vücudumuzun o kadar çok karbonhidrata ihtiyacı olmadığını unutmayın. Ama ekmek görünce kaçan biri olmanın da gereği yok, diyetisyeniniz aksini söylemiyorsa.

– Bol su için. Diyette olduğunuz için değil, vücudumuzun en önemli ihtiyacı olduğundan ve son derece lezzetli olduğundan su için.

– Az ve sık beslenin.

– Mümkünse yediklerinizi 3 ana öğün, 3 de ara öğüne bölün.

– Yiyecekleri iyice çiğneyin.

– Nişastalı ve posalı gıdalar tüketin.

– Total yağ, karbonhidrat ve protein yüzdelerini ayarlayın.

– Şeker ve tuz içeren gıdaların tüketimini azaltın.

– Alkollü içki tüketmeyin.

– Fiziksel aktivite düzeyini artırın.

– Tatlılardan ve pastalardan uzak durun. Yine fanatik olmadan ama sağlıklı beslenmeye karar verdiğinizi hatırlayarak ölçülü bir yaklaşım içinde olun.

– Kendinizi esir gibi hissedeceğiniz bir diyet psikolojisine girmeyin. Sağlıklı besleniyorum modu ile kendinizi motive edin.

– Diyetisyeninizi size, yaşam biçiminize, alışkanlıklarınıza ve kültürünüze uygun bir liste vermesi konusunda yönlendirin. Kibrit kutusu kadar peynir, yarım saatte bir atıştırmak gibi öneriler bize göre değildir genellikle.

– Ufak tefek atıştırma alışkanlığı her türlü diyeti ve sağlıklı beslenme niyetini sabote edebilir. Dikkatli olmakta fayda var.

– Glisemik endeksi yüksek yanı işlenmiş besinlerde her türlü beslenme rejiminde uzak durulmalıdır.

Kansere Karşı Her Gün 1 Avuç Nar...


EN DAYANIKLI MEYVE

Nar, kabuğunun özel yapısı sebebiyle 4 – 6 ay kadar yapısını ve besin değerini koruyabilen nadir meyvelerdendir. 1–2 °C’de saklanmalıdır.

KANSERE KARŞI NAR

Yapılan pek çok araştırma, narın tümünden üretilen nar suyunun kırmızı şarap ve yeşil çaya göre 3 kat daha fazla antioksidan etkiye sahip olduğunu göstermiştir. Meyve tanelerinin anti-tümör etkisi de dikkat çekmektedir. Bu bakımdan kansere karşı koruyucu özellik taşımaktadır.

 

FAYDALARI SAYMAKLA BİTMİYOR

– Nar, ishal diyet tedavisinde rahatlıkla kullanılabilir.

– Nar, içerdiği antioksidanlar sayesinde bağışıklık sistemini güçlendirir.

– Kolesterol ve kan şekerinin stabil durmasında olumlu etkileri gözlenir. Nar, kalp sağlığından korunmada da etkilidir.

ZAYIFLAMA DİYETİ YAPANLAR DİKKAT!

Zayıflama diyeti yapanlar 1 avuçtan fazla tüketmemeli.Narın sağlık üzerinde fazlaca olumlu etkisi olması yanındaİ kilo kontrolüne dikkat eden kişiler narı dikkatli tüketmelidirler. 1/2 küçük nar (100 gr.) 75 kalori enerji verir.  Yani 1 porsiyon meyveye denk gelen narın miktarı, 1 avuç kadardır.

Günde 1 Kivi Her Derde Deva

C vitamini Bakımından Zengin Bir Meyve Olan Kivinin Faydaları

– Grip, nezle gibi soğuk algınlıklarına iyi geliyor.

– Kanser hastalıklarına yakalanmayı önlüyor.

– Antioksidan özelliğinden dolayı kanser çeşitlerini önlüyor

– Lif oranı fazla olduğumdan kabızlığı önlüyor.

– Tansiyon ve kolesterol düşürüyor.

– Çeşitli  kanser önleyici özelliğe sahip.

– Kan inceltici etkiye sahiptir.

– Kılcal damar yapısını kuvvetlendirir.

– Kandaki yağ düzeyini düşürür.

– Kan basıncını düzenler.

– Kalp ve damar sağlığı için önemlidir.

– Göz sağlığını korur.

Her Güne Yeni Bir AYVA...!

A ve B vitaminleri açısından zengin olan ayva, kış mevsiminin vazgeçilmez meyvelerinden biri. Şeker oranı oldukça düşük olan meyve, aynı zamanda insanı rahatlatıcı ve sakinleştirici özelliğe sahip.

İşte ayvanın bilinmeyen daha faydaları:

– Mide ve bağırsakları güçlendirir.

– İshali kesmekte etkilidir ama fazla yenildiği takdirde kabızlığa neden olmaktadır.

– Karaciğer tembelliğini giderir.

– Kanı temizler.

– Çarpıntıya iyi gelir.

– Öksürüğe karşı faydalıdır.

– Cildi temizler, tırnakları güçlendirir.

– Cinsel gücü artırır.

– Varisleri önler.

– İdrar yolu iltihaplarının iyileşmesini sağlar.

Panik atak öldürür mü ?

Yoğun sıkıntı ya da korku nöbetleriyle gelen panik atak, günümüz insanının en büyük sağlık sorunlarından biri. Peki endişe, dehşet, tedirginlik, gerginlik, sinirlilik ve çaresizlik gibi duyguların yaşanmasına neden olan bu hastalık, kişinin hayatını tehlikeye sokar mı?

Panik atak psikiyatrik bozukluklardan kaygı, anksiyete bozuklukları içinde ele alınan bir hastalıktır. Günümüzde hastalığın görülme sıklığı gittikçe artmaktadır. Hastalığın teşhisi, 1860’lardaki Amerikan  iç savaşına kadar uzanır. Da Costa isimli doktor, askerlerde herhangi bir fiziksel bozukluk bulunmamasına rağmen şiddetli göğüs ağrısı ve çarpıntıyla kendini gösteren bir sorunla karşı karşıya kalır. Sigmund Freud ise 1895 yılında bu duruma ‘anksiyete nevrozu’ adını vermiştir. Tıp dünyası, bir asrı aşkın süredir hâlâ hastalığın şifresini çözmek için araştırmalar yapmaktadır.

Panik atak, aniden başlayan ve zaman zaman tekrarlayan, insanı dehşet içinde bırakan yoğun sıkıntı ya da korku nöbetleridir. Atak birden başlar ve genellikle 10 dakikada ya da daha kısa süre içinde doruğa ulaşır. Çoğu zaman bu duyguya, bir tehlikenin yaklaştığı, kötü bir şeyler olacağı duygusu ve kaçma isteği eşlik eder. Hastalar çoğu zaman, bu nöbetlere ‘kriz’ adını verirler.

ÖLDÜRMEZ!

Panik atak için tedavi arayışında olanlar, genelde korkularını çok yoğun olarak tanımlarlar. ‘Öleceğimi hissettim’, ‘Kontrolümü kaybettim’, ‘Kalp krizi ya da felç geçirdiğimi düşündüm’ derler. Tüm bu belirtiler kişide endişe, dehşet, tedirginlik, gerginlik, sinirlilik ve çaresizlik gibi duyguların yaşanmasına neden olur. Fakat kişi panik atak yüzünden ölmez.

KADINLARDA DAHA SIK GÖRÜLÜYOR

Kadınlarda erkeklere göre 2-3 kat daha sık görülür. Hastaların yüzde 75-80’i kadındır. Terk edilme endişesi fazla olan insanlarda artar. Çağımız insanının birey olarak yalnız kaldıkça panik atağın artması bekleniyor. Yaşam boyu yaygınlığı değişik çalışmalarda yüzde 1.5- 3.5 arasında saptanmıştır. Bu oran gittikçe artmaktadır.

İÇGÜDÜYLE BİRLİKTE TEPKİ VERİR

Panik atağın temelinde kendini güvende hissetmeme ve kontrol kaybı endişesi yatar. Günümüz insanı yeni durumlara uyum sağlamada zorlanır. Biyolojik varlığımız binlerce yıldır aynı olmasına karşın günümüz insanı çok sayıda yeni uyaranla muhatap olur. Son yıllarda yaşanan depremlerden ekonomik krize, ikiz kulelerin bombalanmasından nükleer savaş riskine, bulaşıcı hastalık riskinden domuz gribine kadar uzanan olaylar, bireyin ruhsal ve bedensel sağlığını bozuyor. Dış dünyadan gelen bir tehlikeye karşı ilk gelen tepki korku oluyor. Korkan insan bedeniyle ve içgüdüleriyle tepki veriyor. Ya kaçıyor ya da korktuğu nesneyle savaşıyor. Kaçamayınca ya da tehdit kaynağını yok edemeyince de zorlanma yaşıyor.

BELİRTİLERİ NELERDİR?

  • Çarpıntı
  • Kalp atımlarını duyumsama ya da kalp hızının artması
  • Terleme
  • Titreme ya da sarsılma
  • Nefes darlığı ya da boğulduğunu hissetme
  • Soluğun kesilmesi
  • Göğüs ağrısı ya da göğüste sıkıntı hissi
  • Bulantı ya da karın ağrısı
  • Baş dönmesi
  • Sersemlik hissi, düşecekmiş ya da bayılacakmış gibi olma
  • Gerçek dışılık algısı, benliğinden ayrılmış olma
  • Kontrolünü kaybedeceği ya da çıldıracağı korkusu
  • Ölüm korkusu
  • Paresteziler (Uyuşma ya da karıncalanma hissi)
  • Üşüme, ürperme ya da aşırı derecede oluşan ateş basmaları görülür.